Your browser version is outdated. We recommend that you update your browser to the latest version.
                   
                   
                   
        TEREKEME-KARAPAPAK TÜRKLERİ

Terekemeler'e ayrıca ″Karapapak″ta denmektedir. Türkler arasında başa takılan başlıklara izafeten, urug, boy ve oymak isimlerine rastlanmaktadır. Mesela, siyah başlık (papak, kalpak) giyen bir Türk boyunun adı ″Karakalpak″ veya ″Karapapak″ tır (Karapapaklar, İslam Ansiklopedisi:470).Buhara Mektebine mensup bir sünni tarikatı da ″Yeşilbaş″ olarak adlandırılmaktadır. Türkiye‟de ″Karabörk (Ölmez, 2002) 6″, ″Karabörklü″, Kızılbörklü″ (Sümer, Aydınoğullarının ″kızıl renkli börk″ giydiklerini yazmıştır. Eyüpoğlu, 1987:262, 275, 277, 279, Melikoff, 2004, s, 33-35, 63-86; Avcıoğlu, 1997:2239-2240, 1884, 154; Joseph Von Hammer, 1990, s:8; Başgöz, 2003:92, Çetinkaya, 2005:424-446; Akdağ, 1975:15) , ″Akbaşlı″ ve ″Akbaşlar″ isimleri ile pek çok köy bulunmaktadır (Eröz, 1990:81-82; Fığlalı, 1989:9-10; Behnan, 1964:254).Bu da büyük ihtimalle o dönemde kalpak giyen Kafkas Türklerine verilen addır. Karapapaklar, Şah İsmail'in babası Şeyh Haydar'ın müridlerine giydirdiği, on iki imamın adı yazılı on iki dilimli ″taç″ adlı kızıl kavukları reddederek Sünniliklerini belirtmek üzere ısrarla ″kara papak″ giymişlerdir (Kırzıoğlu, 1998:467; Caferoğlu-Yücel, 1976:1118). 

Dil özelliklerinden hareketle, Terekemelerin, Türkmen ve Kıpçak karışımı bir boydur (Ercilasun, 1983:41; Caferoğlu, 1988:70; İslam Ansiklopedisi, Karapapaklar:470; Dündar-Çetinkaya, 2004:411).Şöyle ki Terekeme ağızlarını incelediğimiz zaman iki hatta bazen üç şekilli biçimlere rastlarız. Örneğin, ″bana″ kelimesi Terekeme ağızlarında, Azerilerde olduğu gibi ″mene″, Türkmenlerde olduğu gibi ″manga″ (buradaki ng sesleri aslında damak ″n″si şeklindedir) ve Kıpçak lehçelerinde olduğu gibi ″maa″ ″maga″ şeklinde oluşudur. Terekemelerin ağızları, Azerbaycan'ın Gence ağzına pek yakındır. Bunlar, tek heceli kelime sonundaki ″b″leri ″v″ye ve ″b″leri ″f″ye, gerundium eki olan ″b″leri yine ″f″ye ve kelime ortasındaki ″c″leri ″j″ye çevirmektedirler. Terekeme ağızlarında ″geleceğim″ manasına ″gelecem″ ve ″gelejjem″ kelimeleri kullanılır. Bunların da ikincisi, Oğuz/Türkmen lehçesinin aksine ″j″ sesini tanıyan (Kazakçada ″yıl″ yerine ″jıl″ denir) Kıpçak lehçelerinin özelliğini göstermektedir (Kurat, 1992:84; Karaman, 2007:98, 99; Şiraliyev, 1962:16, 18, 19, 20, 224) 7.

Terekemeler dil, lehçe, mutfak ve müzik kültürü gibi konularda Azerbaycan Türklerine çok yakındır (Karapapaklar, XXIV:470).Sadece ağız farklılıkları vardır. Buna rağmen Türkiye‟deki her iki kesim de birbirlerini genellikle farklı nitelendirmektedirler. Azerbaycan‟da Azerilik adı, Borçalı‟ da Karapapak‟lık adı öne çıkmaktadır. Gerçek şu ki, Türk toplulukları arasında yaşam biçiminden ve coğrafi şartlardan kaynaklanan bazı farklılıklar vardır. İran‟da da çok sayıda Karapapak Türkü‟nün olduğu bilinmektedir. Karapapaklar İran‟da Sulduz bölgesinde yaşamaktadır. 

Türkiye‟ye göçmeden önceden önce, Borçalı ve Kazak Karapapakları olarak adlandırılmıştır. Karapapak (Terekeme) Türklerinin saflığı, dürüstlüğü, vatan sevgisi ve Türk kültürüne olan bağlılıkları beni derinden etkilemiştir. Birçok kez beni evinde misafir eden değerli Karapapak (Terekeme) aileleri sayesinde Türk kültürünün inceliklerini ve gereklerini öğrenmem de onlara olan hayranlığımı artırmıştır. Rusça sözlüğüne göre kalpak yahut papak, şapka demektir. Papak kelimesi, Azeri Türkçesinde kuzu veya koyun derisinden yapılan serpuş manasına da gelmektedir. Azeri Türkçesinde börkün de kalpak ve papak gibi serpuş manasına geldiği bilinmektedir. Günümüzde Türkiye ve Kafkasya‟da yoğun olarak yaşayan bu kavim Karapapak ismini ataları durumundaki Kıpçaklardan ve Peçeneklerden almışlardır. Karapapakların giydikleri kalpaklar, siyah kuzu derisinden yapılmıştır. Türkiye‟nin Kars ilindeki Karapapaklar 1925 yılında çıkarılan şapka kanununun çıkarılmasına kadar kıvırcık tüylü kuzu derisinden yapılmış kara papak giymişlerdir. Bu topluluk başına giyeceği papağın tüylerinin kıvırcık olması için yapımında bazı noktalara dikkat etmiştir. Bunlardan en önemlisi ise koyunun doğurmasından hemen önce bez yahut keten bezi hazırlanmaktadır. Kuzunun doğmasıyla anasının onu emmesini önlemek için hiç vakit kaybetmeden önceden hazırlanan bez yeni doğan kuzunun üzerine örtülür. Bunun en büyük nedeni ise koyunun yavrusunu yalamasıyla tüylerindeki kıvırcığın bozulması ve „çere‟ adı verilen doğum suyunun yalanmasının da etkisiyle tüylerin düzleşmesidir. Böylece belli bir süre anasını emen kuzu kesilerek derisinden papak ve yaka yapılırdı. Günümüzde teknolojinin de gelişmesiyle papak giyimi azalmıştır. Fakat Türkiye‟nin doğusu ve Kafkasya‟daki soğuk iklim şartları sebebiyle bazı yerlerde kıvırcık papaklar hala giyilmeye devam etmektedir. Terekemelerin atalarının Kuzey Kafkasya‟da bulunan Terek Irmağı çevresinde yaşadıkları bilinmektedir. Buna bağlı olarak Terekeme terimi ile Terek Irmağı arasında da bir bağ kurabiliriz. Buna göre Terekemelerin ataları Terek Irmağı çevresinde yaşarlarken bazı sebeplerden dolayı buraları terk etmişler ve Gürcistan8 ile Türkiye‟ye yerleşmişlerdir. Gürcistan ve Türkiye‟ye geldiklerinde diğer yerli toplumlar onları Terekeme olarak adlandırmışlardır. Yani Terekeme terimini “yurtlarını terk edenler” anlamında kullanmışlardır. Osmanlılar döneminde, devlet adamları ve yöneticiler bu kavim için „Türük‟ kelimesini kullanmışlardır. Türük kelimesi konar-göçer köylü halk anlamına gelmektedir. Yine halk arasındaki rivayetlere göre güya bu kavim bir zamanlar Mekke yakınlarında yaşarken dinsel konularda Araplarla anlaşmazlığa düştüğü için Mekke‟yi terk etmiştir. Bu nedenle bu kavmin ismi „Terk-i Mekke‟ ifadesinin değişime uğramış şekli olan Terekeme olarak kalmıştır. 
Günümüzde Gürcistan sınırları içerisinde yer alan Borçalı vilayeti Karapapak (Terekeme) Türklerinin ana vatanıdır. Kırım‟a sığınan Kıpçaklar ise tehlikenin devam etmesi sebebiyle Suğdak üzerinden deniz yoluyla Güney ve Kuzey Karadeniz kıyılarına gelmişler ve buralarda günümüze kadar yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Örneğin Ahılkelek, Ardahan, Ardanuç, Oltu, Tortum, Şavşat ve Artvin bölgesinde oturan yerli halkların konuştukları Türkçe Kıpçak ağzıdır. Ayrıca sarı saçlı, renkli gözlü, uzun boylu olan bu bölge insanlarının Kıpçak tipine benzemesi ve Kıpçakların güzelliğini günümüze kadar taşıdıkları inkâr edilemez. Karapapak (Terekeme) Türklerinin atalarından birinin Kıpçaklar olduğu gerçektir. Kaldı ki Karapapak Türklerinin konuştukları dilde günümüzde birçok Kıpçakça kelime bulunmaktadır. Ayrıca Karapapaklar Kıpçak-Oğuz karışık ağzıyla konuşmaktadırlar. 

Karapapak (Terekeme) Türklerinin günümüzde konuştuğu dil Azeri lehçesinin bir parçasıdır. Türkistan‟da yaşayan Karakalpaklar ile Türkiye‟de ve Kafkasya‟da yaşayan Karapapak (Terekeme) Türklerinin dillerini karşılaştırdığımızda birçok ayrılığın olduğunu görmekteyiz. Birbirine benzeyen 
Terekeme-Karapapak (Karapapag-Karapapax-Karapapah1) Türkleri, Anadolu‟da, Prof. Dr. Ahmet Caferoğlu‟nun (Caferoğlu, 1983) çalışmalarıyla tanınmıştır. Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu hocanın çalışmaları (Kırzıoğlu 1995) , daha sonra, Prof. Dr. Yavuz Akpınar (Akpınar, 1994:465-467) , Prof. Dr. Ensar Aslan (Aslan, 1995) , Aşık Şenlik konulu sempozyumlarıdır2. Karapapahlar konulu son çalışma Selahaddin Dündar ve Haydar Çetinkaya‟ya aittir (Dündar-Çetinkaya, 2002; Kalafat, 2001/31:26-30; Metin 1997:10-16; Hacılar, 2001, Karapapah Mehreli Bey, 1996, Azerbaycan Folklor Ananeleri (Gürcistan‟daki Türk Dili Folklor Örnekleri Esasında) , 1992; Azerbaycan Halk Destanları Efsane Esatır ve Nağıl Deyimleri, 1999; Oğuz Terekeme Halk Merasimleri ve Meydan Tamaşaları, 1997; Kırzıoğlu, 1972; Aydoğ, 1998).Ayrıca Güney Azerbaycan‟da, İsa Yegane‟nin (Yegane, 1990) çalışmaları da mevcuttur. 
Terekeme sözcüğü, terek; raf, dolap gözü, Terakime (Arapça ve Farsçada); Türkler, Etrak (Arapça) Türk, siper, siperlik, sütre anlamlarına gelir (Kutalmış, 2003:251). Osmanlılar döneminde, devlet adamları ve yöneticiler bu kavim için ″Türük″ kelimesini kullanmışlardır. Türük kelimesi konar-göçer köylü halk anlamına gelmektedir. Terekeme sözcüğünün kaynağına yönelik farklı rivayetler vardır. XII. -XIII. yüzyıllara geldiğimizde Borçalı ve Kazahlı uruklar Terekeme olarak adlanmıştı. Âşık Emrah, şiirlerinde Terekeme güzellerinden bahsetmektedir. Âşık Garip, Kazah nehri boylarını Terekeme yaylakları diye övüyordu (Yeniaras, 1994:33). 

Notlar:
1 "Q″, harfi Terekeme ağzında ″G″ ve ″K″ harfleriyle karşılanır.Eser içerisinde bu hususa dikkat edilmesi gerekmektedir.″X″ harfi, ″H″ harfiyle karşılanır; ancak, kalın ″H″ yani gırtlak ″H″ si gibi söylenir.Karapapaklar (″Karapapaklar/Terekemeler″ şeklinde de ele alınır. 
2 Çıldır Aşık Sempozyumu, Ankara, 2000. 
3 Terekeme Tarixən "türkmən" istilahı həm də oğuzların daha çox köçərilik etmiş hissəsinə şamil edilmişdir.V.V.Bartold və V.M Jirmunski də "türkmən" istilahını oğuz tayfalarının göçəri həyat tərzi keçirmiş hissəsinə verilmiş bir ad kimi işlətmişdir."Bir çox mə"xəzlərdə türkmənlərin yalnız Türkmənistanın indiki ərazisində deyil, eləcə də Qafqaz, Cənubi Azərbaycan, Kiçik Asiya və müasir İran ərazisində də yaşadıqlarını və onların oturaq azərbaycanlılardan fərqləndiyini qeyd edirlər. Bundan belə nəticə çıxarmaq olar ki, türkmənlər qədim oğuzların daha çox köçəri həyat keçirən hissəsinə deyilir və bunun izləri müasir Azərbaycan dilində "tərəkəmə" kəlməsində qalır". Maraqlıdır ki, orta əsrlərin Bizans müəllifləri də Kiçik Asiyadakı köçəri oğuzları "türkmən" adı ilə təqdim etmişdir. 
4 Türk Boy Adları ve Devletleri İle Oğuz Kelimesinin Tarih İçindeki Söyleniş Biçimleri: Oğuz: Guz, Guzziye, El Guzz.Kara Guz, Sir Tokuz Oğuz, Üç Oğuz, Uğuz, Oyguz, Ögüz, Toğuz, Uz, Gagauz, Uzbek. 
Avşar: Afşar (İranlılar-Farslar) 
Horzum: Harzem, Harezm, Horezm, Kharezem, Harizm. 
Türkmen: Türkoman, Turcoman, Türkmanend, Terek, Terakime, Terekeme
5 1239‟da Türk-Moğol unsuru ile birlikte Doğu Avrupa seferine iştirak eden ve tarihî kaynaklarda ″külâh-ı siyah″ olarak belirtilen Türk boyu Karapapaklar‟ın ceddi olmalıdır.Karapapaklar, İran ve Rus sınırlarının tespit edildiği 1828 Türkmençay anlaşmasına kadar toplu olarak, Kazak Şemseddin Hanlığı‟na bağlı Borçalı‟da yaşamışlardır.Z.Velidi Togan, Boroçoğlu Kıpçak boyunun, Hazarlar döneminde Orta Kür ırmağının sağ taraflarında, kendi adlarıyla Borçalı adı ile tesmiye olunan sancakta yaşadıklarını belirtmektedir.Bu kayıt, Borçalı ve dolayısıyla Karapapaklar‟ın o topraklardaki tarihinin delilidir.Karapapaklar‟ın şive özelliklerine bakıldığında, Azerbaycan diyalektleri içerisinde, Kazak-Borçalı gurubu daima ″Kıpçak gurubu şiveleri″ olarak tasnif edilmiştir.

6 Tarama Sözlüğü'nde "börk, börke, börki başa giyilen külah,kalpak gibi şeyler" biçiminde yer alan sözcüğün Osmanlıcası için Radloff, bürk ve bürik sözcüklerini verir. dergiler.ankara.edu.tr/detail.php?id=12&sayi_id=843-s.67
7http://www.yesevi.edu.tr/index.php?menu_id=75, Kazakça-Türkçe, Türkçe-Kazakça Sözlük;http://www.kultur.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFB0ED0AA5232E402F25881B305C3223FFKazak Edebiyatı.; Terekeme Türkçesi Türk dilinin batı grubuna girmektedir.Batı grubu ağızları fonetik yönden birbirlerineçok benzemektedir. Bu grupta yeralan ağızlar kullanılan kelimeler yönüyledir.Bunların yanında diğer ağızlarla Batı grubu ağızları karşılaştırılırsa Batı grubu ağızlarının özellikleri Oğuz gru bundaki Türk lehçelerinin özelliklerini taşıdıklarıgörülmektedir: 
1. Sağır ň sesi Batı grubu ağızlarında oldukçayaygındır: dəmərsəň, öyüň, çıxardıň, üzüňü, oňa, yeyiň gibi. 
2. Yuvarlaşma hadisesi Batı grubu ağızlarındakarekteristik bir özellik olarakgörülmektedir. Edebi dilden farklı olarakBatı grubu ağızlarında ikinci ve üçüncü hecelerde de yuvarlak ünlülerin (o, ö) gelmesi söz konusudur: suloyjoyux, döylör, üydörüx: tutor gibi. 
3. Batı grubu ağızlarında Azerbaycan‟ındiğer ağızlarından ve edebi dilden farklıolarak bazı kelimelerin başlarında ″ı″ sesieklenir: ılxı, ıldırım, ılıx, ışıx gibi. 
4. Batı grubu ağızlarında kalınlaşma hadisesiönemli ses hadisesidir: vatan, yanı, xavar, zeynaf, hasan, xarc, halak, vafat, sabr, heydar, tasdıx, ciyar, surat vb. 
5. Bu gruptaki ağızlarında kelime ortasındab-v ve c-j değişikliği oldukça yaygınşekilde görülmektedir: bava, çovan, xavar, livas, divi, çivin, savax, şavalıt, baja, geje, bajı, ajıx vb. 
6. Batı gruptaki ağızlarda kelime başındab-p ve d-t değişikliği sık karşılaşılan seshadiselerindendir: piter, putax, pirġadir, pıçax, pişmiş, tux: tustax, tukan, tıfar/tufargibi. 
7. Batı grubu ağızlarında birkaç kelimebaşında ″g″ sesi yerine ″q″ sesinin geldiğigörülür: qıp, qış, qıpıl/qıfıl, qanun vb. 
8. Bu grupta yer alan ağızlarda bazı kelimelerinbaşındaki ″d″ sesinin yerine ″ç″sesi gelir: çiş, çişi, çüş vb. 
9. Bu gruptaki ağızlarda dikkat çeken seshadiselerinden birisi de kelime sonundave kelime ortasında ″v″ sesinin yerine ″y″ sesinin gelmesidir: doyşan, yoyşan, oy, öy, puxoy gibi.
         
                   
                   
                   
                 
                   
                   

Karapapak Fm Bizi birleştiren radyo. Öz Radyomuz        

© 2015. Karapapak FM®. All Rights Reserved.